Eskişehir'in Unutulmaya Yüz Tutan Lezzetleri: Geçmişten Gelen Sofraların İzinde Bir Gurme Yolculuğu
Eskişehir'in sokaklarında gizli kalan, nesilden nesile aktarılan ancak zamanla kaybolmaya yüz tutmuş eşsiz tatlar�...
Eskişehir'e ayak bastınız ve karnınız zil çalıyor. Hedef belli: Çibörek (dikkat, "Çiğ Börek" değil, doğrusu "Çibörek"tir; Tatarcada 'çi' lezzetli demektir). Ancak haritayı açtığınızda karşınıza onlarca seçenek çıkıyor. Önünde kuyruklar oluşan o tarihi dükkan mı, yoksa parkın içindeki şık restoran mı? Eskişehir'i ikiye bölen o büyük lezzet rekabetini ve bu işin "raconunu" sizin için masaya yatırdık.
Şehirde çibörek denince akla gelen iki ana ekol vardır.
Nostaljinin Adresi: Papağan Çibörek: Köprübaşı ve Odunpazarı'nda şubeleri olan, önünde her daim kuyruk görebileceğiniz ikonik mekandır.
Artısı: Hızlı servis, tam merkezde olması ve o klasik "esnaf lokantası" kaosu. Eskişehir'e geldim demek için burada bir fotoğraf şarttır.
Tarih ve Atmosfer: Kırım Tatar Kültür Çibörek Evi: Kentpark'ın içinde ve Odunpazarı'nda şubeleri bulunan, garsonların geleneksel Tatar kıyafetleriyle servis yaptığı yerdir.
Artısı: Sadece bir börekçi değil, bir kültür elçisidir. Mimarisi, sunumu ve yanında sundukları "Sorpa" (bir tür çorba/et suyu) ile daha oturaklı bir deneyim sunar.
İlk kez yiyenlerin "Aaa bunun içi çiğ kalmış" tepkisi tamamen yanlıştır. Çibörek, içindeki kıymanın soğan ve suyla hazırlanan özel harcı sayesinde pişerken kendi buharıyla demlenir.
Test Edin: Isırdığınızda içinden lezzetli bir su akmıyorsa, o maalesef gerçek bir çibörek değildir; sadece kıymalı hamur kızartmasıdır. Gerçek çibörek "sulu" olur.
Bir mekana oturdunuz, çiböreğiniz geldi. Eğer garsona "Çatal bıçak alabilir miyim?" derseniz, masadaki herkes sizin turist olduğunuzu anlar.
Racon: Çibörek elle yenir! Yarım ay şeklindeki böreği ortadan ikiye katlarsınız, uç kısmından ısırarak (suyunu dökmeden) yersiniz. Çatal batırırsanız o lezzetli suyu tabağa akar ve büyüsü bozulur.
Kola veya gazoz değil; bu işin değişmez ekürisi Kımız (bulmak zordur) veya Şıra'dır (üzüm suyu). Eğer şıra damak tadınıza uymuyorsa, bol köpüklü bir Susurluk ayranı da harika bir eşlikçidir.
Hangi mekanı seçerseniz seçin, Eskişehir'den "bir oturuşta 5 tane yedim" demeden dönmeyin!